İki Kitap Âresinde Okur

KURULUŞU BİR ROMANCIDAN BİR TARİHÇİDEN OKUMAK Birkaç ay önce Kemal Tahir’in Devlet Ana’sını okudum. Kitapçıda üzerindeki 50. Yıl Özel Baskısı yazısını görüp arka kapağına bile bakmadan alıvermiştim. Kitabın adı yıllardır hafızamdaydı. Küçükken birisinden 70’lerde “Bozkurtların Ölümü’nü okuyanlar ülkücü olurmuş; Devlet Ana’yı okuyanlar solcu olurmuş” diye duymuştum. Şu durumda Devlet Ana’da acımasız patronlar, gösteri yapan emekçiler, […]

Varsayımlardan Kurgulara Sapiens

Bu yazıyı yazmadan önce Sapiens hakkında yazılmış birkaç eleştiriye bakayım da atladığım ya da maddi hata yaptığım bir şey olmasın dedim. Hem de fikirlerim herkesin zaten söylediği şeyler ise boşuna uğraşmamış olurum dedim. Neyse ki kimse benim söyleyeceklerimi söylememiş. Yalnız bu eleştiri yazılarına bakarken girizgahlardan ne kadar sıkıldığımı fark ettim. Yazıların neredeyse tamamı bir iki […]

Gidişim Sessizce Olmuştu Dönüşüm de Mütevazi Olacak

Bu blogda en son 2013’ün ağustos ayında bir yazı yayımlamışım. Sonra dönem dönem girip taslaklara bir şeyler kaydettim. Sevdiğim Laflar’ı da güncelledim. Ama bir türlü yeniden “yayımla” butonuna basmaya hazır olamadım. Bir de o yıllarda Radikal’in blog denemesine katılıp yazıları burası ile Radikal Blog’da aynı anda yayımlamaya başladım. Radikal’in manşete çıkardığı yazılar vs. sayesinde daha […]

Kitapçıdan Çıkabilmek Ön Yargı Gerektirir

Ön yargının kıymeti bilinmiyor. Ön yargı gereğinden fazla öcüleştiriliyor. Kişisel gelişimciler, sevgi pıtırcıkları, hikmetli hikaye taraftarları ön yargının aleyhinde beynimizi şişiriyorlar. Bütün düşüncelerimizin, bütün inançlarımızın yanlış olduğuna; aslında hiç bir şey bilmediğimize dair zehirli bir kanaat zerk ediliyor damarlarımıza. Hiç bir şey bilmeyince de piyasa bilgelerinin öğretilerine açık hale geliyoruz. Sevdiğimiz yazarları belirlemek için yazılmış […]

Festival/Devrim

Taksim Meydanında Cumhuriyet Anıtının önünde duruyorum tek başıma. Gezi Parkı boşaltılmadan iki gün önce. Gezi Parkını dinledim. Bir bahane bulup polislerin arasına karıştım. Şimdi sıra olan biteni seyreden örgütsüz vatandaşlara kulak kabartmakta. Yanımda bir dakika önce tanışmış bir grup  beyaz yakalı ‘polis ne zaman müdahale eder’ diye tahminler yürütüyorlar. Bir ara birisi ‘Ankara da baya […]

Sultanı Öldürmek – Okuru Süründürmek

Sinemada mahşeri kalabalıkları göstermek için kullanılan basit bir yöntem vardır. Bir miktar insanla gerekli miting, konser, isyan, tribün görüntüsünü çekersiniz. Sonra da aynı görüntüyü tekrarlar fark edilmeyecek bir şekilde 8-10 kere yan yana koyarak istediğiniz sahneyi oluşturursunuz. Ahmet Ümit’in son romanı Sultanı Öldürmek de öyle işte. Sanki aynı cümleler, aynı paragraflar tekrar tekrar yerleştirilerek kitabın […]