Festival/Devrim

Taksim Meydanında Cumhuriyet Anıtının önünde duruyorum tek başıma. Gezi Parkı boşaltılmadan iki gün önce. Gezi Parkını dinledim. Bir bahane bulup polislerin arasına karıştım. Şimdi sıra olan biteni seyreden örgütsüz vatandaşlara kulak kabartmakta. Yanımda bir dakika önce tanışmış bir grup  beyaz yakalı ‘polis ne zaman müdahale eder’ diye tahminler yürütüyorlar. Bir ara birisi ‘Ankara da baya karışık değil mi?’ diyor. Evet diyor diğeri: ‘Kurumlarda çalışan arkadaşlarım bile akşam işten eve gelir gelmez şapkaları takıyorlar takma bıyık falan yapıp dışarı çıkıyorlarmış.’ Helal olması gerektiği konusunda genel bir uzlaşı var herkeste.

Sabah takım elbisesini giyip memuriyetine giden akşam ise direnişe çıkan insanları düşünüyorum. Bu zamana kadar ‘toplumsal hareket/social movement’ kavramından uzak durdum. Oysa o konuda da üç beş sayfa okumak lazımmış. Bu hareket Mısır’ın Tahrir Meydanına benzemiyor. Londra’daki  yağmacılarla da alakası yok. En yakın durduğu hareket OccupyWallStreet olsa da yok işte o kategoriye de yakıştıramıyorum. Hareketin kitleselliği ve taleplerin/söylemlerin çeşitliliği OccupyWallStreet’den çok daha farklı şeyler gösteriyor. Okumak ve düşünmek lazım. Bir de tartışmak elbette.

Zihnimi açacak ilk satırlar Gezi Parkının boşaltıldığının ertesi günü ayağıma geldi. Mart ayında alıp ancak gezi direnişi sırasında yerel seçimlerin aklıma düşmesiyle kapağını kaldırdığım bir kitap: Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler: Umut ve Mücadele Mekanlarından Deneyimler (2013). Son zamanlarda kimi kitapları sırf “birilerinin de bunu satın alması lazım” diye almaya başladım. Bu da onlardan biri. Kitabın daha 22. sayfasında Lefebvre ile karşılaşıyorum. Bülent Batuman aracılığıyla gündelik hayatın öneminden bahsediyor.

Lefebvre’e göre ‘gündelik hayat her gün yaptığımız tarifli işlevleri ve etkinlikleri çıkardığımız zaman, hayatımızda geriye kalan etkinlik alanının tamamı’ demek. Gündelik hayat, ‘hem yabancılaşmanın, sıkıcılığın ve kapitalizmin ürettiği bunaltının ortamı hem de beklenmedik olasılıkların, direniş ve özgürleşme olasılıklarının ortaya çıkabileceği yerdir.’

Devrimci dönüşümün alanı olarak iş yerini değil gündelik yaşamı işaret ediyormuş Lefebvre. Yani o memurların mesai bittikten sonra dizi izleyerek, çay içerek, oturmalara giderek, çocukların ödevlerine yardım ederek geçirmeleri beklenen zamanlar. O çocukların GTA oynadıkları, Pokemon izledikleri, ödevlerden kaytarmanın çaresini aradıkları zamanlar. Ekşisözlük’te, Facebook’ta, batakta, PES’te geçirilen saatler…

Marx bir yerlerde işçilerin gün döngüsünün, çalışma, uyku ve yemek üçgeninin dışına çıkacak zaman bırakılmadan düzenlendiğini yazmamış mıydı? (Yoksa ben başka birilerinin yazdığı şeyleri Marx’a mı mal ediyorum?) Bugünden görünen ise bu şeytani taktiğin yerini başka şeylerin aldığı. Belki oyalama denilebilir. (Adorno’ya da bakmak lazım.) Bu şeytani zamanı sıkıştırma taktiği bu günlerde uygulanabilir gözükmüyor. Çünkü artık işçiler aynı zamanda gündelik hayatta tüketici olarak bir başka şapka taşıyorlar. Tüketilmeli ki ekonomi dönsün. Boş zaman lazım ki tüketecek fırsat bulunsun. Ve bir gün zihinlerde biriken bütün popüler kültür kodları protest bir renge bürünerek yeniden üretilsin. Eğlenmeyi unutmadan elbette. Lefebvre Paris Komününü ‘beklenmedik bir patlamayla ortaya çıkan bir festivale’ benzetmiş. Batuman ise Lefebvre’in 68 Fransa’sının etkisinde kaldığını hatırlatmış.  Gezi Parkı bir yerlere eklemlenecekse en çok bu çizgiye yakın gözüküyor. Şehirleri dolduran her seviyeden emekçi sınıflar ve burjuvalar işlerinden artan zamanı aniden patlayan bir festivalle değerlendirdiler.

Emma Goldman “Dans edemediğim devrim devrim değildir.” demişti. 2013 Gezisinde dans edildi. Ne kadar dönüştürdü onu da zamanla göreceğiz.

Yazmak istediğiniz bir şey var mı?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s