Bir Evlilik Hikayesinden Sahneler

Marriage Story‘i ikinci kez izledim. Şimdi de bazı kısımlarına açıp açıp tekrar bakıyorum. Sahne sahne, plan plan mükemmel bir film. Özel hayatımdan paralellik bulmadan filmi sadece bir film, bir kurgu, bir hikaye olarak anlayıp sevmeye çalışıyorum. Bu yazıda izleme keyfini kamçılayacak küçük spoiler’lar var.

Filmdeki pek çok sahne geçtiğimiz aylarda zaten konuşuldu. Örneğin avukatlar eşliğinde gerçekleşen boşanma görüşmesinde Charlie’nin ne yiyeceğini bilememesi ve Nicole’ün menüyü elinden alıp onun yerine seçmesi gibi. Benim çok çarpıcı bulduğum iki an var. İlki tüm ailenin iki yandan iterek sürgülü kapıyı kapattıkları sahne. Nicole’ün yeni evinin bahçe kapısı normalde otomatikken elle kapatmak gerekir. Baba ile çocuk bir yandan, kadın bir yandan; annenin yeni evinin kapısını iterek kapatırlar. Hem ağlarım hem giderim duygusunu Nicole’de zaten çok belirgin bir şekilde görüyorduk. Bu sahnede kapı iki tarafı ayırırken sanki karakterler de sembolik bir şey yaptıklarını anlar gibiler. Şu parçanın tam sonunda yer alıyor:

İkincisi ise filmin sonunda babanın kucağında çocuk varken annenin sadece çocuğa sarıldığı an. Öncesinde anne teklifsizce babanın bağcıklarını hallediveriyor. Hoş ve anlamlı bir sahne. Ama bağcık anı aslında aşağıdaki sarılma anını gizlemiş. Kadın, çocuğa sarılırken ister istemez erkeğe de dokunuyor. Ama sarılmıyor. İkisini birleştiren sadece çocuk kalmış.

Annenin ve çocuğun yeni hayatında kutlanan Cadılar Bayramında babanın hayalet kıyafetleriyle yer alması da güzeldi. Bu arada çocuk karakteri filmin drama örgüsüne çok şey katan bir şekilde tasarlanmıştı. Bizim dizilerdeki büyük büyük laflar eden çocuklar yerine tam da yaşının anlamazlığı ve sevimsizliğinde bir veled.

Filmdeki avukatlar, akrabalar, tüm yan karakterler çok iyi yazılmış ve çok iyi canlandırılmıştı. Nicole’ün avukatı rolünü oynayan Laura Dern en iyi yardımcı kadın oyuncu rolünü aldı. Filmdeki tek yapmacık an da onun feminist bir nutuk attığı kısımdı aslında. Sanki yapımcılar “bir dakika bu filmde erkeği çok mağdur gösterdik eğer politik doğrucu aslanların önüne yem koymazsak bizi parçalarlar” demiş de filmin geri kalanından kopuk bir “toplum erkeği hoşgörür de kadını yargılar” tiradı koydurmuş.


Bu filmle yakın zamanlarda bir tavsiye üzerine izlediğim ve benzer olduğunu düşündüğüm bir başka film var. Aslında ikinci izlemeye de biraz ikisini daha iyi karşılaştırmak için başlamıştım. Ingmar Bergman’ın Scenes from a Marriage filmi. Belki de film yerine dizi demek daha doğru olur. Çünkü televizyon için yapılmış ve 169 dakika sürüyor. İnternette iki parça olarak bulmak mümkün. İkinci izlemede fark ettim ki Marriage Story zaten çerçevelenmiş bir haber üzerinden Bergman’a gönderme yapmış. Fotoğrafın yanındaki metinde neler yazdığını maalesef okuyamadım. Scenes From a Marriage ayrılıp kopamayan bir çifti anlatıyordu. Çocuklar için değil hatta çocuklardan belki fazlaca bağımsız bir şekilde birbirlerinden uzak kalamadıkları için zorlanıyorlardı. Boşandıktan sonra her ikisinin de yeni ilişkileri varken bile birbirlerini özlemeye devam ediyorlardı. Marriage Story, Scenes From a Marriage‘in yeniden çevrimi ya da taklidi değil. Farklı yönetmenler, farklı çiftler, farklı filmler. Ama ikisinin ortak bir ruhu taşıdıkları kesin. Marriage Story’nin IMDB sayfasına göre yönetmen Baumbach filmde Bergman’ın Persona filminde kullanılan kimi anlatı araçlarından ilham almış.

Bütün sinema tarihi Bergman, Kurosawa gibi bir kaç ustanın eserlerine yapılmış çeşitlemelerden oluşuyor olabilir mi? Marriage Story‘i ikinci kez izlemeden bir kaç saat önce sinemada izlediğim ilk film olan Aslan Kral‘ın yeniden çevrildiğini öğrendim. Sahi, Marriage Story‘i tekrar izlemeye iten çağrışımlar halkası da bu haberle başlamıştı. Lion King’in yeni çevriminin görüntülerine bakamadım bile. Aslan Kral‘ın grafikleri olabilecek en güzel formdaydı zaten. Muhteşem bir şey neden kurcalanır ki? Sonra Aslan Kral‘ın da Hamlet‘in bir çeşitlemesi olduğunu düşündüm. Tabii ki bu şekilde bütün hikayelerin başlangıcı dini bir kaç anlatıya kadar iner. Bize kalan, elimizdeki güzel anlatılmış hoş hikayeler için, yaratıcılara şükretmektir.

Yazmak istediğiniz bir şey var mı?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s