Taşraya İçeriden Bakmak Uzaktan Bakmak: Sivas ve Mustang

Mustang'in (2015) afişini gördüğümde 'bu filmi izliycem ve çok sevicem' demiştim. Bugün BluTv'de görene kadar bir türlü denk gelemedik. Keyifle oturduğum koltuktan 45. dakikada kalkardım aslında. Ama düşündüklerimi buraya da yazmaya karar verince el mecbur sonuna kadar filme 'baktım'. Prensipleri olan bir insanım. Sivas (2014) ile ilgili pek söyleyeceğim bir şey yok aslında. Bir kaç… Continue reading Taşraya İçeriden Bakmak Uzaktan Bakmak: Sivas ve Mustang

Bir Evlilik Hikayesinden Sahneler

Marriage Story'i ikinci kez izledim. Şimdi de bazı kısımlarına açıp açıp tekrar bakıyorum. Sahne sahne, plan plan mükemmel bir film. Özel hayatımdan paralellik bulmadan filmi sadece bir film, bir kurgu, bir hikaye olarak anlayıp sevmeye çalışıyorum. Bu yazıda izleme keyfini kamçılayacak küçük spoiler'lar var. Filmdeki pek çok sahne geçtiğimiz aylarda zaten konuşuldu. Örneğin avukatlar eşliğinde… Continue reading Bir Evlilik Hikayesinden Sahneler

Bir Rus Romanının İçinde

Son zamanlarda Grup Yorum'un en güzel şarkılarından birinin melodisinin alakasız kişiler/gruplarca kullanıldığını görüyorum. Şarkının adı Bir Görüş Kabininde. Tonunu ve mesajını çok sevdiğim bu şarkının aslında bu yazının konusu ile bir ilgisi yok. Ama yine de yazının başlığı elimde olmadan ona gönderme yaptı. Film Ekimi'nde La Belle Epoque adlı bir film izledim. Türkçeye Yeni Baştan… Continue reading Bir Rus Romanının İçinde

Taht Savaşları

Game of Thrones'u  'biraz Yüzüklerin Efendisi duygusu yaşatsa yeter' diyerek izlemeye başlamıştım. Bir solukta iki sezonu da bitirdikten sonra bir de baktım ki Game of Thrones'u daha çok sever olmuşum. Peki neler bana Game of Thrones'u Yüzüklerin Efendisinden daha çok sevdirdi? İşte bulduğum açıklamalar (hafif dozda spoiler içerir): Aklar Karalar ve Bambaşka Renkler Yüzüklerin Efendisinde iyiler ve kötüler arasındaki savaşı… Continue reading Taht Savaşları

Mina Urgan: Bir Dinozorun Anılarından (2)

Mina Urgan'ın Bir Dinozorun Anıları adlı kitabından kağıda not düştüklerimi elektroniğe aktarmaya devam ediyorum. Kitapta ünlü ünsüz bir sürü kişiden bahsediyor Mina Urgan. Kimileri sevdiğim kimileri ise gıcık olduğum isimler. Kimilerini ise tanımaya can atıyorum şimdi... *** Ahmed Haşim'in su sevgisi ne kadar güzel. Necip Fazıl'ın coşkun ve nevrotik kişiliği onu eli tesbihli ağzı dualı… Continue reading Mina Urgan: Bir Dinozorun Anılarından (2)

paris’te gece yarısı büyülü fener’de görüntü

On parmak ve biraz viski her zamanki yazma ıkınmalarını yaşamadan içimde ne varsa hızlıca döküverip açılmamı sağlıyor. Akıllı kafayla bakarım dediğim yazı taslaklarının arasından bu şekilde umarım daha çok çok nice nice yazılar çıkar. Woody Allen'ın her zamanki Cumhuriyetçi esprilerine bu sefer Çay Partisi hedef olmuş. İnsana hem tanıdık hem yepyeni zevkini yaşatıyor böylece yaşlı… Continue reading paris’te gece yarısı büyülü fener’de görüntü

Raison d’Être

Bu blogu açışımın sebebini iki olayla özetleyebilirim. İlki üniversite ikincisi lise yıllarımdan. Auteur yönetmenlere adanmış bir dersin ilk oturumunda derse birazcık gereksiz bir katkım olmuştu. Hoca Fransız Nouvelle Vague'ının doğuşunu anlatıyordu. Cahiers du Cinéma çevresine toplanan yazarlardan bahsettikten sonra "bir gün kendi istedikleri gibi film çekme şansını yakaladılar ve çektiler." dedi. Ben de birden atlayıp… Continue reading Raison d’Être

New York Stories

New York Stories'i bir Woody Allen filmi bekleyerek açmıştım. filmin başlarında bişelerin ters gittiğini hissederek filmin künyesine baktım. Scorsese, Coppola ve Woody Allen'ın birer orta metraj çekerek katıldığı kollektif bir proje imiş. Bir yandan Woody Allen'a ayırmak istediğim iki saatin azaldığını düşünüp üzülerek bir yandan da Scorses ve Coppola gibi iki ustanın pek bilinmeyen filmlerini… Continue reading New York Stories

Entre Ses Mains

Claire 30 yaşında bir sigortacı. Küçük kızı ve kocasıyla Lille'de yaşıyor. Kocası fotoğrafçı ama "raté" fotoğrafçı olmasına ramak kalmış. Belki yaşadıkları şehirden belki kendi beceriksizliğinden bir türlü mesleğinde istediği noktaya yükselememiş bir adam. Ama çift olarak sorunlu olduklarını söylemek de doğru olmaz. Şirin bir çekirdek aile profili var karşımızda. Claire bir gün işi gereği annesiyle… Continue reading Entre Ses Mains